CHP'de İlçe Başkanlıklarına kimlerin isimleri geçiyor - Karabağlar  

CHP’de gözler  İstanbul seçimlerinin ardından parti içi yarışa çevrildi. İzmir’in metropol ilçelerinde yaşanacak çekişme, yeni döneminde  belirleyicisi olacak. Ağustos ayında açıklanması beklenen kongre takvimi öncesinde Buca, Karabağlar, Bornova, Konak ve Karşıyaka gibi metropol ilçelerde öne çıkan isimler İzmir Gündemi’ne konuştu.  

CHP'de İlçe Başkanlıklarına kimlerin isimleri geçiyor - Karabağlar  

CHP’de gözler  İstanbul seçimlerinin ardından parti içi yarışa çevrildi. İzmir’in metropol ilçelerinde yaşanacak çekişme, yeni döneminde  belirleyicisi olacak. Ağustos ayında açıklanması beklenen kongre takvimi öncesinde Buca, Karabağlar, Bornova, Konak ve Karşıyaka gibi metropol ilçelerde öne çıkan isimler İzmir Gündemi’ne konuştu.  

CHP'de İlçe Başkanlıklarına kimlerin isimleri geçiyor - Karabağlar  
13 Temmuz 2019 - 12:46

İZMİR GÜNDEMİ/ Mevcut başkan ve adaylık için isimleri geçenlere  ‘İstanbul ve Ankara’nın ardından 1989 seçimlerini anımsatan bir tablo ortaya çıktı. Bu nedenle olası aday isimlerin siyaset tarzları  önem kazandı. Geride bıraktığımız seçimler ve yaklaşan kongre takviminde aday olursanız siyaset tarzınız ve yol haritanız nasıl olacak’ sorusunu sorduk. İşte aldığımız cevaplar;


Karabağlar İlçe Başkanı Ali İhsan Yıldız;
 
Referandumla başlayan Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde ilmek ilmek örülen sürecin sonunda bu başarıya ulaşıldı. Tek başına CHP’nin değil diğer demokrasi güçlerinin ve toplumsal muhalefetin  bir araya gelmesiyle bu ülkeyi yöneten tek adam rejimine, kendisi dışındakinileri yok sayan ötekileştirilen anlayışa karşı yeni bir siyaset dili ve kültürünü oluşturma arzusu bu sonuçların alınmasını sağlamıştır.  Bu süreçte  Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun katkısı çok önemlidir. Tabi ki adaylarda gösterdikleri performansla bunu daha çok güçlendirmiştir. Hele ki 31 mart sonrası sandıkta kazanılan seçimin YSK kararıyla darbe yapılması  ve ardından 23 Haziran sürecindeki İmamoğlu’nun söylemleri çok önemliydi. Türkiye’de yeni bir siyaset dili oluşmak zorundadır. Partinin bazı yapısal sorunları çözmesi gerekiyor. Siyaset yapanların tabi ki gelecek için beklentileri var. Bu beklentiler gerçekleşmeyince de kırılganlık oluşuyor. Bu yapısal sorunlar çözülünce yereldeki iktidarın güçlendirilip geneldeki iktidarı alma mücadelesine dönmesi gerekiyor. Her şeyi ben bilirim yönetim tarzından çıkarıp, güçlendirilmiş demokratik sistemin hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Partimizin bu süreçte izlediği strateji çok doğru. umhuriyeti kuran, ülkenin bağımsızlığını sağlayan Kuvâ-yı Milliye ruhundan aldığı güçle bu ülkede barış, hak hukuk adaletin oluşturmasında götürmek zorundayız. Bu oluşan olumlu hava, güvenilirlik parti içerisindeki mücadeleyi içe dönük şekilde harcamamak zorundayız. Herkes her yere aday olabilir. İlçe başkanlığı adaylığım için konuşmak için henüz erken. Delege yapısının ortaya çıkması gerekiyor. Ben partimin vereceği her görevin emrindeyim. 


İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Bülent Sözüpek;
 
İstanbul, Ankara’da yapılan millet ittifakının Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun önceliğinde bir başarı öyküsü yazıldı. Bunun yanında artık insanların ayrıştırıcı, birbirinden uzaklaştırıcı dilin dışında sevgi dili ortaya çıktı. Bu dönemde ihtiyacımız olan sevgi dilini geliştirdiler ve bunun karşılığında büyük bir başarı elde edildi. Emeğe geçen CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve mecliste yer alan HDP, insanların birbirinden uzaklaşmadığı, birbirine sıkıca sarıldığı bir ortama ihtiyaçları olduklarını gösterdi. İstanbul’da seçimleri az bir farkla kazanmakla beraber, demokrasi askıya alınmıştı. 2’nci seçimlerde alınan farkla da hükümete bir ders niteliğinde sonuç ortaya çıktı. Cumhuriyet kazanımlarının yeniden geriye getirilmesi gerektiğini vurgulamış oldular. Millet ittifakının bunu öngördüğü açıkça ortada. Seçilen belediye başkanları genel seçimlerde oylarımızı artırırsa iktidar olmak kaçınılmazdır. Bizim partimizde demokrasi yarışı fazla işliyor. AKP’de bakan olmak, bizim partide mahalle delegesi olmaktan daha kolay. Biz Karabağlar’da  gerçek anlamda herkesi kucaklayıcı, herkesi ayrıştırmayan örgütü bir arada tutan bir başkan istiyoruz. Bundan önceki ilçe başkanları emek verdi. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Artık yıpranmış isimlerin değil siyasi figürlerin yer almasını istiyoruz. Genç, dinamik örgütten gelen isimlerin olması lazım. Bunun için 2 dönem ilçe başkanlığı yapmış, 3 dönem başkanlık yapmış isimlerin kenara çekilip, teşekkür etmek gerekiyor. Bayrağı partiyi iktidara taşıyacak yeni siyasi figürlere teslim etmesi gerekiyor. Tabi herkesin aday olmak demokratik hakkıdır. Partiye üye olmak onurlu bir görevdir. Vizyonu, geleceği ve ufku geniş ilçe başkanı adayları olursa hem kalite yükselir hem de iktidar yolunda aşama kaydedilmiş olur. Ben şimdiden tüm adaylara başarılar diliyorum. Bu bir demokrasi yarışıdır. Kazanan da kaybeden de yoktur. Siyaset tarzları değişti. Kucaklayıcı, şemsiye olacak isimler olması gerekiyor. Belediye başkanlarının da bu sürece karışmasını doğru bulmuyorum. Başkanlar her siyasi görüşten insanın başkanlığını yapıyor. Dolayısıyla parti içi yarışa müdahale etmelerini doğru bulmuyorum. Belediye başkanları görevlerini yapmalıdır.
  

Eski İlçe Başkanı Orhan Polat;
 
Zaman kavramı su misali gibi akıp gidiyor. Ömürlerimizde aynı şekilde geçiyor. Ne kazandığımıza bakıyoruz koca bir hiç. 2 yıl ne zaman geçti kongre geldi anlamadık bile. Şimdi sepetlere bakma zamanı kim sepetini daha çok doldurdu. Değişen jenerasyon ve 21. Yüzyıl siyaset tarzının harmanlanması gerekiyor. İstanbul örneğinde olduğu gibi.  İnsanlara umut vermek zorundayız. Gelecek vadeden bir stile sahip olmalısınız. Bu yüzden de siyaset tepeden tırnağa değil tırnaktan tepeye şekillenmesi gerekiyor. Bir laf vardır ya ağlarsa anam ağlar diye onu çevirelim ağlarsa örgüt ağlar. Aday olanlar beş yılda bir gelir giderler. Örgüte değer vermek ve örgütlenmeyi aşağıdan yapmak  lazım. Rahat bırakılsın örgütler. Her yere sandık koymak demokrasi değildir. Sadece şekil olarak onu yaparsınız. Demokrasi koyulan sandıkta oy kullanan üyelerin iradesine müdahale etmemektedir. Oy kullanacak üyeleri özgür bırakın ki özgür siyaset yapacak delegeler ortaya çıksın. İradeyi kontrol etmek uzun süre sizi ülke iktidarından uzak tutar. Türkiye normalleşiyor İstanbul normalleşti. İzmir devam ediyor bu nedenle dedikodusuz kavgasız kinsiz bir kongre olsun. Yarışmak güzeldir Rıfat Ilgaz’ın  dediği  gibi, “Varsın derinde olsun köklerimiz yükselmek için yarış bizde. Görülmüş mü ağacın ağaca kıydığı. Sevgiyle yaşamak barış bizde. Adaylıkla ilgili aday değilim adayım demek doğru bir kelime değil. Dediğimiz gibi örgüt özgür bırakılsın ve kimin aday olacağına karar versin. Bir önerim var kongreye yaklaşırken her ilçede mevcut ilçe başkanları aday adaylarını kongre öncesi delegelerle bir salonda buluştursun. Adaylar anlatsın kendini yapacaklarını. Örgüt kongreye kadar değerlendirsin sonrada kabinde oyunu versin. Tekrar söylüyorum; yeni şeyler söylemek lazım.


 Eski İlçe Başkanı Polat Manduz
 
Halk kesimlerini kucaklayacak isimlerin olması önemliydi. Geçmiş dönemlerde de bu tür söylemlerimiz oldu. Halkın nabzını tutamazsak onların sözlerini dinlemezsek başarılı olmazdık. Partinin kendi içi demokratik süreci başladı. Birinci önceliğimiz toplumun bize güvendiği biçimde parti içi demokrasi yarışını doğru oturtmamız gerekiyor. artık parti değil halk da bizi izliyor. Siyaset biçimimizi, kendi söylemlerimizi izliyor. Partiyi dizayn eden, partiyi yönetenler artık bunu anladılar. İyi bir siyasetçiysen, hak hukuk ve adalet diyebiliyorsan bizi de ilgilendiriyor demektir. Halkla birlikte yürümeyen örgütüyle birlikte yürümeyen başarılı olamıyor demektir. Yerel yöneticilerimizde 89 seçimlerinden sonraki süreci yaşamayız. Yeni bir siyaset dili gerekiyor. söylemlerimiz ve pratiğimiz değişmesi gerekiyor. Adaylık konusunda öyle bir düşüncem yok. Mahalle delegeleri ortaya çıksın bir görelim. Benim adaylığa yönelik bir çalışmam yok.  Partide görev alan, emek veren insanların kimsesizlik duygusuna itilmemesi gerekiyor.


Eski İl Yöneticisi Mehmet Türkbay
 
Halka güven vermek gerekiyor. Yerel seçimlerde halka güven verirsek, genel seçimlerde de bize yola açılır. Seçilmiş belediye başkanlarının ve meclis üyelerine çok büyük görev düşüyor. Halkın yararına iyi şeyler yapmaları lazım. Halka güven verirlerse halkta bu duyguyla görevi teslim edebiliriz diyebilirler. 89 da  seçimlerinde tablo farklıydı. Ön seçim ile belirlenmişti. Bazı sıkıntılar bizi iktidara götüren yolu tıkamıştı. 31 mart seçimleri çok çok önemli. Başarısız olmak gibi bir lüksümüz yok. Belediye başkanlarına elimizden geldiği kadar yardımcı olmalıyız. Oraya oturan belediye başkanı çalışmasıyla, örgüte sahip çıkmasıyla olacaktır. Belediye başkanı örgüte sahip çıkarsa, kol kola yürürse başarı gelir. Örgüt belediyenin icraatlarını halka anlatır. Karabağlar ölçeğinde de geçen seçimde de 18 meclis üyesi çıktı. Bu seçimde de 18 meclis üyesi çıktı. İttifaklarla yürüdük. Ama bu ittifaklar her zaman olmayabilir. Bu ittifaklar olmayacakmış gibi kendi partililerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Adaylık için çok erken. Biz artık gençlere yol açmamız lazım. Kadınların  önünü açmamız lazım. Orada muhalefet ve mevcut ilçeyi bir araya getirmek lazım. Mevcut ilçe yapıyı kamplaştırıyor. Hep benden olsun istiyor. İnsanların kucaklaşmaya ihtiyacı var. Hep ben hep ben olmaz. Adaylık süreci farklıdır. Bizden geçti. Yaşlandık gibi ama gençlerin önünü açacağız. Genel bir ortak karar olması lazım. Siyasetin doğasında yok belki ama Karabağlar’ı kucaklayacak, kırgınları ve küskünleri bir araya getirecek bir yapı olması gerekiyor. Yine benden olsun derlerse bunun ceremesini genel seçimlerde çekerler.

Yarın Buca...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
55 bin çocuğun yüzünü güldürdü... Şimdi Büyükşehir'den destek bekliyor!
55 bin çocuğun yüzünü güldürdü... Şimdi Büyükşehir'den...
İzmir'e şehit ateşi düştü!
İzmir'e şehit ateşi düştü!