Başkan Gürbüz hakim karşısında: Azmettiricilik iddialarına ne dedi?

Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, 7,5 yıl hapis istemi ile yargılandığı organize suç örgütü davasında ifade verdi. Esnafın vurulmasında azmettirici olduğu iddialarına “asıl mağdur benim. Neden sanık yapıldım anlamış değilim. Bu olayın ardından tehdit aldım, silahla gezmeye başladım” dedi.

Başkan Gürbüz hakim karşısında: Azmettiricilik iddialarına ne dedi?
10 Ağustos 2020 - 17:44 - Güncelleme: 10 Ağustos 2020 - 17:51

Egede Sonsöz'den Ender Aldanmazın haberine göre: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz’ün talimatıyla İsmail K.’nın vurulması iddiası, Çiğli Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Koçer’in arabasının kurşunlanması dahil 13 olay tek dosyada birleştirildi. İzmir merkezli olan ve Gürcistan'a kaçtığı belirlenen Binali (Deniz) Camgöz'ün liderliğini yaptığı ileri sürülen suç örgütüne yönelik operasyonda 38 kişi tutuklanmıştı.

'Silahla kasten yaralamaya azmettirme' suçundan 7,5 yıla kadar hapis cezası istenen Belediye Başkanı Fatih Gürbüz bugün 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Foça Belediye Başkanı’na destek olmak amacıyla eşi Seçil Gürbüz, CHP Foça İlçe Başkanı Ayla Yılmaz, CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Murat Serdar Koç ve CHP Menemen İlçe Başkanı Turan Erdoğan da mahkemede yerini aldı.

Koronavirüs ile önlem kapsamında bazı sanıkların SEGBİS sistemi ile ifade verirken mahkeme salonunda avukat sayısının fazla olması sebebiyle avukatlar savunma sırasına göre içeriye alındı.


İsmail K.’nın vurulması anında kendisinin İzmir’in Kurtuluşu günü olması sebebiyle tören alanında olduğu söyleyen Gürbüz, “60 kişi koşar adımlarla Atatürk Meydanı’na geliyordu. Elimizde çelenkler vardı ve çelenkleri bırakıp koştura koştura olay yerine gittik. Gittiğimde İsmail K. yerde yatıyordu. Ambulans çağırdık. Ve hastaneye götürdük. İddialarla alakalı olarak mağdur olan benim. Olayların yaşanmasının ardından Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundum. Sürekli olarak tehdit mesajları aldım. Anlayamadığım konu mağdur olmama rağmen bir şekilde sanık yapıldım. Tehditler aldım, belediye başkanı olmama karşın silahla gezmek zorunda kaldım. Can güvenliğim olmamasına sebebiyle devletten koruma aldım, üç ayrı polis arkadaş aylarca güvenliğimi sağladı. Bunları yaşamama rağmen sanık oldum” dedi.

Olayın ardından cep telefonuna mesajlar gelmeye başladığını söyeyen Gürbüz, “Hastaneye “geçmiş olsun” ziyaretine gittikten sonra bana mesajlar geldi. “Başkan geçmiş olsuna mı gittin?” yazmış. Yabancı cep numaralarından geliyordu. Benim bu kişilerle hiçbir biçimde irtibatım olmadı. Sonuçta ben oraya belediye başkanı olarak gittim. Tekrar söylemek istiyorum. Ben bu konuda mağdur olan kişiyim” diye konuştu.

Mahkeme başkanı Gürbüz’e “Yaralanan kişi ile kardeşi sizinle olan bir tartışmadan bahseaiyor. Tartışmanın nedeni neydi?” sorusuna yanıt verdi. Gürbüz “Tartışma esnaflık yapan iki kardeşin usule uygun olmayacak şekilde alanı kullanması idi. Bir sözleşme yapılmış ve bana bu sözleşmeyi getirdiler. Alanda bazı yapılar kurmak istiyorlardı. Bende usule uygun olmadığı için yapılamaz dedim. Alana bir gecede konteynr konuldu, daha sonra tuvalet konuldu. En sonunda da yere kazıklı bir şekilde demir çakmak istediler. Herkesin şikayetçi olduğunu ve bir ağabeyleri olarak bunları yapmamaları gerektiğini kendilerine ilettim. Daha sonra tekrar alana gittim ve kendilerini uyardım. Bu esnada Ertan K. üzerime sandalye fırlattı, kötü sözler de söyledi. Sonra polisler geldi ve onları geri gönderdim. Olayın ardından İsmail K. Beni aradı. “Ertan’a bakma sen. Biz onu sağa sola saldırmasın, olay çıkarmasın diye yanımızda çalıştırıyoruz. Uyma sen ona” dedi. Ben bu insanları yıllardır tanırım. Daha sonra şahıslara ait manav tezgahının bulunduğu alanda bir otopark var. Onlara ‘tezgahı buradan çekin, biz de burayı otopark olarak kullanalım’ dedim.  Orada karşılık bir tartışma hali oldu” dedi.


Başkan Gürbüz “Sandalyenin yere atılması ile vurulma olayı arasında ne kadar zaman geçti?” sorusuna “Hatırlamıyorum bile. Ufak bir tartışmaydı” dedi.

Gürbüz olay esnasında “bu olayın cezasız kalmayacağına dair bir söz söylediniz mi?” sorusuna “Hayır bir şey söylemedim” cevabını verdi.

Hakimin “Olayın ardından silahla yaralayan şahıs “Fatih Başkanımıza kimse yanlış yapamaz” sözünü neden söylemiş olabilir?” sorusuna yanıt veren Gürbüz, “Bana gelen bilgilerde böyle bir şeyin söylenmediği yönünde… Bunlar sadece iddia edilen şeyler. Kesinlikle böyle şey olmaz. Ben yıllarca aynı şehirde onlarla birlikte büyüdüm. Bu sözün söylendiğini iddia edenler Ertan K. Ve İsmail K.’dır. Olaydan sonra hep beraberdik, beraber gittik hastaneye” dedi.

Gürbüz’e yöneltilen “Hastanede yapılan görüşmede herhangi bir vaatte bulunma, telefon ile irtibat gibi şeyler yaşandı mı?” sorusuna Gürbüz, “insani olarak görevimi yaptım. Belediye başkanı olarak böylesi bir olayda herhangi bir ihtiyaçlarının, sıkıntılarının olup olmadığını sorarım” dedi.

Mahkeme heyeti Gürbüz’e “Fatih başkana kimse yanlış yapamaz” sözünü ne zaman duyduğunu söyledi. Bu ifadenin birilerinden mi yoksa doğrudan mı duyduğu sorusuna Başkan Gürbüz, “Ben tek başıma yanlarında oldum. Ben bu sözleri hastane sürecinden sonra duydum. Zaten hastaneye beraber gittik” dedi.
Gürbüz, “Binali (Deniz) Camgöz’ü tanıyor musunuz?” sorusuna, “Hiç tanımıyorum” yanıtını verdi. Foça’nın küçük olduğunu herkesin birbirini tanıdığını anlatan Gürbüz, kavganın kısa sürede duyulduğunu ve olayların büyüdüğünü söyledi.

Mahkeme başkanı, “Sizi tehdit eden bir telefon gelmiş. Samet diye kendisini tanıtan bir kişi mesaj atmış” deyince Gürbüz, “Evet, cevap vermedim. Aradığında da cevap vermedim” dedi.  “Ne istemiş” sorusuna da, “Watsap mesajlarının tamamını, görüntüleri, ekran fotoğraflarını zaten teslim etmiştim” yanıtını verdi.
Mahkemede, Başkan Gürbüz’e, “Yılmaz Y. sizin yanınızda görülmüş, etrafınızda bulunmuş” iddiaları da soruldu. Başkan Gürbüz bu konuya da, “Böyle bir insanı ne tanıyorum ne de görmüşlüğüm var” cevabını verdi.

Başkan Gürbüz, ilçede ayaklarından vurulan esnaf Yakup K. ile yaşadığını diyaloğu da anlattı. Mahkeme heyeti savcılık iddianamesinde olan, “Yakup K.’ya telefon açtığınız, böyle olmaz. Her şeyin bedeli var” cümlesini sordu. Gürbüz, “Böyle bir konuşma geçti mi?” sorusuna, “Böyle bir görüşme yok” dedi.
Başkan Gürbüz, müşteki durumdan sanık durumuna gelmesine anlam veremediğini ifade ederken, “O zaman daha yeni belediye başkanı olmuştum. Sonuçta seçilerek gelmişim. Bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Hem siyasi olarak itibarsızlaştırılmaya hem de yapmadığım bir iş ile yan yana konulmaya çalışıldım. Mağdurum, koruma ile gezdim. Üç çocuk babası birisiyim. Beni Foça’da herkes tanır, Karakterimi, ailemi herkes tanır. Yıprandım. Hayatımda görmediğim, vuranın niye vurduğunu vurulanın ise niye vurulduğunu bilmediğim bir konu içinde gösteriliyorum” diye konuştu.

Mahkeme başkanı Gürbüz’e kendisinin cep telefonuna Gürcistan’dan gelen mesajlarda yer alan, “Başkanım kafede sizi rencide eden kişiye hakkını veren kişi. Şimdi tanıdın mı? Neyse siz bilirsiniz, bu işi sizin için yaptım. Hata etmişiz galiba. Biz bir sürü sıkıntıya düştük ama sen sırtını çevirdin. Zamanı gelince her şeyi konuşuruz. Bu yazışmaları da emniyete götürürsün azmettirici. Sana küfür ettiler diye gerekeni yaptık. Başkanımız üzülüyor diye. Sen bizi tanımıyorsun öyle mi? Biz düzenimizi bozduk. Bize sırt çevirmeye devam edersen vallahi seni vurdurturuz. Sen şimdi gerekeni yap. Nasıl istersen? Ya bize sırtını dönme ya da istersen dön. Seni emniyet bile kurtaramaz. Bin tane kardeş de feda ederiz. Hiç sıkıntı yapma. Biz sana ne yaptık? Biz senin egolarını mı tatmin ettik şimdi. Sen bilinsin” ifadelerini okudu.

Gürbüz ise, “Ben bununla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundum” dedi. Gürbüz, “Gelen mesajların kimden geldiğini, neden geldiğini bilmiyorum. Bana niye attıklarını da bilmiyorum” diye konuştu.
Mahkeme başkanı “o zaman kimlerden şikayetçisiniz?” diye sorunca Gürbüz, “Bilmiyorum ki beni bu olaylara kim soktu?  Fikrim bile yok. İsim olarak şikayetçi olduğum kimse yok. Bu durumun ortaya çıkmasını istiyorum” dedi.

KENDİ HATTINDAN GÜRBÜZ’E ATILAN MESAJLARI KABUL ETMEDİ
Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz’ün talimatıyla ilçede manavlık yapan İsmail K.’nın vurdurulması iddialarına ilişkin olarak Başkan Gürbüz’ün cep telefonuna mesajlar attığı belirtilen Gökhan D. İlçede uzun bir dönemdir fırıncılık yaptığını belirtti. Mahkeme heyetinin çete lideri Binali (Deniz) Cangöz ile irtibatının sorulması üzerine yanıt veren Gökhan D. “Ben Foça’daki fırını kendisinden satın aldım birçok kez de kendisine para gönderdim. Ona borcumdan kaynaklı kendi üzerimden ödeme gönderdim. Görüşmelerimde 10-15 yıllık kendi hattım üzerinden yapıldı. Hiç bir şekilde gizli veya delil karartma gibi bir şey söz konusu değildir. Memur beyler beni orada firari olarak yazmışlardır. Nitekim geldiklerinde ben tezgahın başında, elim hamurun içindeydi. Ben her sabah 5.30-6 civarlarında giriş yapmaktayım, kahvaltılık ürün vermekteyim. Bunun kayıtları da vardır. Hiç bir şekilde firari olmam mümkün değildir ve karakol dükkanıma 700-800 metredir. Ben bu görüşmeyi dükkanı aldığımdan dolayı yaptım” dedi.
Silahlı saldırının ardından Belediye Başkanı Fatih Gürbüz’e kendi cep telefonu hattından atıldığı iddia edilen mesajların sorulması üzerine Gökhan D., Gürbüz’e herhangi bir mesaj atmadığını belirtti.

SAHTE KİMLİKLE YAKALANDI, İDDİALARI REDDETİ
Mahkemede örgütün içerisinde yönetici konumunda olduğu iddia edilen Erdi E.’den savunma alındı. Erdi E.’nin İzmir’in Bayraklı ilçesinde iki kişinin vurulması talimatını Ercan E. Ve Çelik T. ile birlikte verdiği, olayın ardından yurtdışına kaçak giderek çete lideri Binali (Deniz) Camgöz ile doğrudan görüştüğü ve ülkeye kaçak yollarla girerek sahte kimlikle yakalandığı mahkeme heyetince belirtildi.
Mahkeme heyetinin Foça’da manavlık yapan İsmail K.’nın yanı sıra Cihangir D., Muharrem M., taksi durağı sahibi Bülent G.’nin vurdurulması olayını organize ettiği iddialarını hatırlatması üzerine konuşan Erdi E. şahısları tanımadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Erdi E. ayrıca kendisine isnat edilen işletmeci Alişan Y.’nin vurulması olayı ile ilgili olarak ise olay günü cezaevinde olduğunu belirtti ve işlenen suçların üzerine yıkılmak istediğini söyledi.

ÇOCUK YUVASININDA ÖNÜNDEKİ MOBESE KAMERASI İNCELENSİN
Örgütte ‘Şapkalı Ercan’ lakabını kullandığı iddia edilen Ercan E.’nin ise bazı işletmeler üzerinde baskı kurarak para temin ettiği ve haksız kazanç sağladığı, suç örgütü lideri Deniz Camgöz’ün yakını ve kardeşi olarak tanıttığı, Camgöz’ün İzmir’deki eylemlerinden haberdar olduğu ve ülke dışında olan örgüt üyelerinin aileleri ile cezaevindeki kişilere maddi destek verdiği iddia edildi.
Sanık Ercan E., Foça’da manavlık yapan İsmail K.’nın vurulduğu dönem cezaevinde bulunduğunu belirterek olay ile alakasının olmadığını söyledi. Bayraklı’da iki kişinin vurulması olayının zanlıları ile Çiğli’de bir görüşme yapıldığı ve görüşmeye bizzat katıldığı ile ilgili ifade üzerine söz alan sanık Ercan E. “ben çift iş yapıyorum. Gündüz büfede bisikletle sandviç dağıtıyordum, akşam da valelik yapıyordum. Bu olayla hiç bir ilgim yok, kimse benim yanıma gelmemiş. Çiğli bölgesinde hiç bir baz istasyonunda telefonumu bulmanız imkansız. Olsa her türlü suçlamaları kabul ederim. Buluşmanın olduğu çocuk yuvasının önünde MOBESE kamerası var, o MOBESE direkt çekiyor. Eğer ben onlarla buluşmuşsam orada, bunları da dinlemişsem o MOBESE kayıtlarını alın. Kardeşim sen burada bununla buluştun, arabaya binip gittin demesi lazım. Ondan sonra Erdi E. ile bir evde olduğum söyleniyor. Ben o gün, gün boyunca Karşıyaka’daydım ve o saatte Karşıyaka’nın dış tabelasında barda olduğumu ispatlarım. Merkezi yerde kaldığım için tüm MOBESE kameraları etkin. Barda hep arabaları çektim, dışarıda durdum, yüzümün hep görüldüğü kesindir” dedi.
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum